Kadim Konya’nın sofrası
Sekiz asırlık bir mutfağın hikâyesini anlatacak Karatay Gastronomi Müzesi hazırlanıyor.
Selçuklu Sofrası
Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti Konya; sarayından kervansaraylarına uzanan zengin bir mutfağın merkeziydi.
Buğday, et, bal ve pekmez bu sofranın temeliydi; yemekler bakır kaplarda, ağır ateşte, sabırla pişerdi.
Matbahın Ateşi
Mevlevî dergâhında yol, mutfakta başlardı. Mevlânâ’nın aşçısı Ateşbâz-ı Velî’nin adıyla anılan matbah; sabrın, edebin ve hizmetin öğretildiği yerdi.
Ortasında kaynayan kazan, bu terbiyenin sembolüydü: “Hamdım, piştim, yandım.”
Etli Ekmek
İncecik açılan uzun hamurun üzerinde kıyma, odun ateşinde birkaç dakikada pişer.
Konya’nın kimliği hâline gelen etli ekmek, mahalle fırınlarının asırlık ustalığını bugüne taşır.
Fırın Kebabı
Kuzu eti, taş fırında kendi suyunda saatlerce pişirilir; sofraya incecik pide üzerinde gelir.
Bamya çorbası ve tirit ile birlikte Konya düğün sofrasının baş tacıdır; çünkü bu şehirde sofra, paylaşmanın adıdır.
Çok yakında
Tarifleri, kapları ve ustalarıyla Konya mutfağını yaşatacak müzemiz için hazırlıklar sürüyor.